ICT Media dergisinde bu ay "İnternet Tabanlı Hizmetler ITH/OTT" işleniyor.

1-     Bu doğrultuda, ITH uygulamaları pazarının geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Operatörler ITH uygulamalarını tehdit olarak algılamalı mı? Gelirlerinin azalmasını engellemek adına nasıl stratejiler uygulayabilirler?

ITH uygulamaları pazarı; özellikle video dünyası ve içerik hizmetleri hızla gelişmeye devam edecek. Fakat özellikle bedava indirilen bu uygulamalar operatörler ve Telekom şirketlerinin gelirlerini azaltmaktadır. Özellikle de ses ve mesajlaşma trafiği, Skypee ve Whatsapp gibi uygulamalar. Tek başına Skype tüm uluslarası ses trafiğinin 1/3’ünü almıştır. Bu da 20 bin kişilik bir telekom şirketini, 55 kişilik Whatsapp şirketi karşısında zor duruma düşürmektedir. Ama maalesef katma değerli hizmetler olan bu pazar hızla gelişecektir, bundan kaçış yoktur. Alt yapı sağlayıcısı olan operatör ve Telekom şirketleri ya kendi OTT ürünlerini çıkaracaklar, ya ITH ürünü ile iş birliği yapacak ya da ITH firmalarını satın alacaklar. Zaten birçok ITH firması da bunu ister. 10 kişi ile çıkardığı ürünü tutuluyorsa, milyon dolara satıp kendi de uzunca bir süre tatile çıkar.

Telekom firmaları ne yapacak? İnternet kalitesini sürekli üst seviyede tutacak, İnternet tarafsızlığını devam ettirecek “net neutrality” . Güvenlik ve veri merkezi hizmetlerinden para kazanacak. Bir takım regülasyonları devlet ile beraber çıkarabiliyorsa hiç bir yatırıma girmeyen ITH firmalarını çıkardığı OTT ürünlerinden dolayı bazı yatırımlara zorlayacak.

2-     Bu alan kullanıcıların da zarar görmeyeceği şekilde nasıl regüle edilmeli, İnternet ile iç içe geçmiş bu hizmetlerin düzenlemeleri hayata geçirilirken hangi hususlar dikkate alınmalı?

Sonuçta bir tarafta operatörler ve diğer tarafta İTH’ler bulunmakta. Bir tarafın gelir kaybına sebep olmaktadır. Özellikle yerel operatörler yurt dışı İTH veya OTT ürünlerinden dolayı gelir kaybı yaşamaktadır.

Regülasyonlarda dikkate alınacak hususlar şunlar olmalı:

1- İnternet tarafsızlığı sağlanmalı.

2- Yurt içi İTH firması vergisini verirken yurt dışı İTH ofis açıp vergisini ya da reklam payını ödemeli.

3- Yasaklama ya da bloklama olmamalı. (Ülke güvenliği nedenleri hariç.)

4- Alınan regülasyonlar tüketiciyi korumalı, operatör yatırımlarının önünü kesmemeli ve teşvik etmeli, İTH ve OTT ekosisteminin önünü açmalı.

Burada yerli operatörleri koruma açısından, Hindistan’da alınan karar gibi, yurt içi ses trafiği İTH dışına (Skype gibi) çıkarılabilir. Özellikle kendi ülkemizde olan aşırı vergi yükü azaltılabilir. 

3-     Türkiye’de İnternet tabanlı hizmet sunan yerli şirketlerin yaşadığı sorunlar nelerdir? Yerli uygulamaların yaygınlaşabilmesini sağlayabilmek adına özellikle vergi noktasında neler yapılabilir?

İnternet tabanlı hizmet sunan yerli şirketlerin en büyük sorunu, yabancı rakiplerinin vergi ödememeleri, yabancı rakiplerinin hiçbir vergi yükümlülüğü olmamasıdır.

RTÜK’ün aldığı reklam payı konusunda yeterli düzenleme yok. Dolayısıyla yayınlanan videolar üzerindeki reklamdan vergi alınamıyor. Bu sorun ortadan kaldırılmalı. Yabancı firmaların yurt içinde ofis açması zorunlu kılınabilir. Bu yolla gerekli vergiler alınabilir. Yabancı medya hizmet sağlayıcıların verdiği VOD hizmetleri üzerinden aldıkları reklamın vergisi RTÜK payı olarak alınabilmeli, buradan elde edilen gelir de İnternet tabanlı hizmet sunan yerli şirketleri desteklemek amacıyla kullanılmalı.

Eğer tüm bunlar yapılamıyorsa o zaman da İnternet tabanlı hizmet sunan yerli şirketlerin vergi oranları ciddi ölçüde düşürülmeli.

Sonuç olarak yerli İTH ve OTT’ciler teşvik edilmeli, yurt dışına kaçmaları önlenmeli.

4-     Dünyada İnternet Tabanlı Hizmetleri ve uygulanan düzenlemeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de olduğu gibi dünyada da genelde operatörler ile İTH’ler arasındaki savaş ekonomik durum ve pastadan pay alma yarışından ortaya çıkıyor. Özellikle bu konuya yatırım yapan operatörler ve telekom firmaları, hiçbir yatırım yapmadan bu alt yapıyı worldwide olarak kullanan OTT üreticileri ve İTH’ciler arasında ciddi bir savaş cereyan etmekte. Bu konuda en son Hindistan “WhatsApp, Skype, Viber ve Google Talk” gibi ürünler için bir düzenlemeye gideceğini açıkladı. Ülkemizde henüz korkulacak seviyede olmayan OTT firmaları zaten mevcut operatörlere ait. Dolayısı ile ülkemizde henüz çok konuşulmuyor. Ama bu konuda küresel markalar dünyada özellikle rekabet konusunda çok rahatsızlık oluşturuyor. Burada devlet düzenlemelerinden ziyade iki taraf arasında (operatör ve OTT üreticisi) iş birlikleri gelişmeli. Tabi İnternet tarafsızlığını koruyarak. Yoksa iş birliği yaptığı OTT veya İTH firmasına daha fazla imkan sağlayarak değil. Ama bir yandan da operatörler bu OTT firmaları sayesinde ve geliştirdikleri uygulamalar sayesinde geniş bant trafiği oluşturuluyor ve trafik gelirleri artıyor; bu gerçek de görmezden gelinemez.

Bu konuda Amerika ve Avrupa dışındaki ülkelerde genelde sert regülasyonlar bulunmakta. Çözücü ve içeriğe ulaşıcı bilgisini vermeyen OTT ürünlerine izin verilmemekte. ABD ise serbest gibi görünse de zaten bir çok İTH ve OTT ürünleri ABD çıkışlı olduğu için ve ülkenin kendi istihbarat kanalları ile beraber çalışabildikleri için serbest durumdadır.

5-     Bilindiği gibi her mobil cihazın yönetim sistemi kendine özgü ve operatör kontrolünde değil. Bu durum güvenlik açıklarına sebebiyet verebiliyor ve kullanıcıların büyük çoğunluğu bu risklerin farkında değil. Bu doğrultuda, kullandığımız her ITH uygulaması güvenli mi?

Burada güvenlik açısından göz önüne alınması gereken üç faktör bulunuyor. Birincisi mobil cihaz işletim sistemi güvenliği, ikincisi operatör, telekom hattı güvenliği, ve nihai olarak da uygulama seviyesindeki güvenlik önlemleri.

İTH güvenliği için bakılması gereken ve araştırılacak konuları şöyle özetleyebiliriz:

1- Cihazlar arasında encryption olması; özellikle ses ve mesajlar için, encryption anahtarına sahip olan firmanın yetkisi olmaması lazım.

2- Cihazın kaybı veya unutulması durumunda uygulama içindeki verinin silinebilmesi.

3- Gönderilen mesajlar için belirli bir süre verilebilmeli, bu süre sonunda mesaj otomatik olarak silinmeli.

4- Bağımsız güvenlik denetim firmalarından güvenlik onay ve sertifikası almış olmalı.

6-     Yerli mobil cihaz yönetim sistemi mümkün değil mi? Güvenlik risklerine karşı önerileriniz nelerdir?

Mümkün olabilir. Rusya’da benzer çalışmaya başladı. Biz de daha önce Pardus adında bir işletim sistemini, mobil olmayan platformlar için çıkarmıştık. Ama yürümedi. Tübitak bünyesinde başladı, fakat istendiği gibi sonuçlanmadı. Şimdi bir - iki gönüllü topluluğunda kullanılıyor.

Kolay değil, oldukça iyi bir kaynak ayırmak lazım. Sadece kaynak da yeterli değil. Kullanılan uygulamalarda uyarlanmalı, OTT uygulamaları, mesela Facebook, skype gibi uygulamalara rahatlıkla uyarlanabilmeli.

Bence zor bir iş, kolay değil, bundan önce milli kriptolama sistemleri ve verilerin kendi veri merkezlerimizde duracağı yapılar oluşturulmalı.

Haberler

Tümünü Gör 
İnternet TV Yazılım tarafında canlı yayın ve medya arşiv sisteminde olması gerekenler:
BİR İNTERNET TV YAZILIMINDA CANLI...

19.06.2017 - İnternet TV, Yazılım, canlı yayın, medya arşiv,

BİR İNTERNET TV YAZILIMINDA CANLI YAYIN VE MEDYA ARŞİV SİSTEMİNDE OLMASI GEREKENLER:

Devamı

İNTERNET TELEVİZYOCULUĞU NEDİR? UYDU TELEVİZYONCULUĞUNDAN FARKI NELERDİR?
İNTERNET TELEVİZYOCULUĞU NEDİR?...

27.02.2017 - internet TV, TVe, TV Eveywhere, Social TV, Sosyal TV,

İNTERNET TELEVİZYOCULUĞU NEDİR? UYDU TELEVİZYONCULUĞUNDAN FARKI NELERDİR?

Devamı

YAYINCILIKTA HATASIZ EKRAN , EKRANLARIN KARARMAMASININ ÖNEMİ ve PROAKTİF / ÖNLEYİCİ BAKIMIN GEREKLİLİĞİ
YAYINCILIKTA HATASIZ EKRAN ,...

03.02.2017 - dijital yayıncılık, proaktif bakım, ekran kararması, önleyici bakım, kararmış ekran, yayın durması, Whitelist uygulaması, early warning

YAYINCILIKTA HATASIZ EKRAN , EKRANLARIN KARARMAMASININ ÖNEMİ ve PROAKTİF / ÖNLEYİCİ BAKIMIN...

Devamı

dgital signage videowall çözümümüz
DigiPlat Digital Sigange ile...

08.12.2016 - digital signage, videowall

Alternatif medya Digiplat Digital Signage yazılımında kendi Arge ve İnovasyon u katarak Videowall...

Devamı